Aydın Öztoprak

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Antalya.
Şarap. Peynir. Tiyatro.
Kazakistan / 1993.
Din hanesini kandırdı. Bekar.
Doğmadan önce gerçekleşti ölümü.
Ülkeleri çarşafa sarıp içti,
Şehirleri içki şişeleriyle terketti.
Akdeniz’i bile terketti.
Bir gece yarısı içki şişeleriyle terkettiği Akdeniz’e
İçki şişeleriyle geri döndü.
Sonra tükürdü hepsini.
Kendini kustu
Ciğerlerini kustu.
Kendi avuçlarına doğdu.
Cesedi yakılacak.
Bedeni tekliyor.
Kaşında ve muhtelif yerlerinde yarıklar mevcut.
Kendi sonunu kendisi hazırladı.
Uyumayı hiç sevmedi.
Hiç uyumadı, uyanmamak için.
Bir parça geceyle takas edilebilir. 

Sanat gülebilir, sanat şaşırabilir, sanat ağlayabilir, sanat kızabilir.
Sanat, siz ne isterseniz o olur. Ama sanat size anlayabileceklerinizi anlatmak zorunda değil. Sanat sizin ideolojilerinize ve dinlerinize göre şekil almak zorunda da değil. Siz sanatı anlamak zorundasınız. Çünkü eğer insanın yaratılışında bir kutsallık varsa, bu sanattır. 

Dünya Tiyatro Gününüz kutlu olsun!

"İzin verirseniz, sizlere küçük bir hikayem var.
Geçen gün bu sahneyi ele geçirip,
Sesimizi duyurmaya karar verdik.
O yüzden…
Bir!
İki!
Üç!
Dört!
Bunu yaptık çünkü bıktırdılar bizi.
Evet!
Yorulduk, tükendik, ümidimizi yitirdik
Çünkü günümüzde tiyatro ve sanat
Gerçekten kokuşmuş halde.
Doğru!
Leş kokan genel kurul odaları,
Devlet memurları, ticaret, reklamcılık,
Tekdüzelik, rahatına düşkünlük,
Boş zaman, can sıkıntısı, bürokrasi ve yalan-dolan…
Bir tek sanat yok.
Zavallı sanatım, sanat artık yok…
Artık sadece sanat ticareti, sanat borsası 
Ya da sanatı teşvik ticareti olacak.
Bir başka banka hesabı daha,
Sayıları toplama sanatı.
Ama biz buna alet olmayacağız!
Çünkü bizler özgürüz.
Bizler sanatın kalpleri değiştirebileceğine inanıyoruz
Ve onlara güç verebileceğine.
Sanat, insanlara yaşadıklarını hissettirebilir.
Sanat, erkek ve kadın ruhuna erişebilir.
Sanat topluma şuur getirir, 
Bizleri daha iyi birer birey yapar.
Sanat evrensel olabilir, sınırsız,
Her türlü dinden ve ırktan bağımsız.
Sanat, bir silah olabilir ama bir dekor asla!
Gerçek bir silah; 
Silah sesi duyulmalı, 
Hedef vurulmalı!”


                                  Alfredo Baeza (Noviembre)

  1. civitkadarmavi bunu aydinoztoprak kullanıcısından yeniden blogladı
  2. aydinoztoprak bunu gönderdi